Türk savaş uçakları Kandil’i bombaladı

Mayıs 3, 2008 at 7:25 am (Güncel)

Irak’ın kuzeyindeki Kandil’e bağlı Kurtek ve Kalatukan bölgelerinde belirlenen PKK Kongra-Gel terör örgütüne ait hedefler, Türk Hava Kuvvetleri’ne ait savaş uçakları tarafından bombalandı.

ERBİL – Hava harekatı Türk jetleri tarafından saat 23.00’den itibaren başlatıldı. Genelkurmay Başkanlığı, hava harekatını öğle saatlerinde internet sitesinde yayınladığı açıklamayla duyurdu.

Genelkurmay Başkanlığı’nın açıklaması şöyle:

“Irak’ın kuzeyinde Kandil Dağının Irak tarafında kalan kesimlerinde tespit edilen PKK/KONGRA-GEL terör örgütüne ait hedefler, Türk Hava Kuvvetleri uçakları tarafından 01 Mayıs 2008 günü saat 23:00’den itibaren icra edilen kapsamlı ve etkili bir hava harekatı ile vurulmuştur. Görevlerini başarıyla tamamlayan uçaklarımız emniyetli bir şekilde üslerine dönmüşlerdir. İcra edilen harekatta sadece PKK/KONGRA-GEL terör örgütü hedef alınmış, sivil halk ve yerel unsurların olumsuz etkilenmemesi için gereken hassasiyet gösterilmiştir. Harekatın sonuçlarını tespite yönelik değerlendirmeler, çeşitli vasıta ve yöntemlerle sürdürülmektedir.”

KANDİL’E İKİNCİ HAREKAT
Bu arada, adının açıklanmasını istemeyen Kuzey Irak’lı bir emniyet yetkilisi, çok sayıda Türk jetinin Kandil’e bağlı Kurtek bölgesini ağır bombardıman altında tuttuğunu söyledi. Örgüte ait mobil hastanenin de isabet aldığı belirtiliyor.

Bu harekatla Türk Hava Kuvvetleri, 16 Aralık’tan bu yana Kandil’de ikinci harekatını düzenlemiş oldu.

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

CHP: İçişleri Bakanı istifa etmeli

Mayıs 3, 2008 at 7:23 am (Güncel)

CHP, İstanbul’da 1 Mayıs kutlamalarında yaşanan olaylar nedeniyle İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın istifa etmesini, İstanbul Valisi Muammer Güler ile Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah’ın görevden alınmasını istedi.

ANKARA – CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, 1 Mayıs kutlamalarında yaşananlarla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Baykal, 1 Mayıs’ta İstanbul’da yaşanan olaylar için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “ayak takımı diye ayaklar altına aldırdığı, zulüm derecesinde şiddet uygulattığı emekçilerden ve hayatını zehir ettiği İstanbullulardan özür dilemesi” gerektiğini söyledi.

“İstanbul’da yaşananlar AKP Hükümeti ve Başbakan için hem bir yüz karası hem de utanç tablosudur” diyen Baykal, 1 Mayıs’ta provokasyon iddiasını haklı çıkaracak herhangi bir şey olmadığını, provokasyonun AK Parti iktidarı tarafından yapıldığını öne sürdü.

AKP GERÇEK YÜZÜNÜ GÖSTERDİ
Baykal, şunları kaydetti: “Dün İstanbul’da yaşananlar Başbakan’ın, AKP Hükümetinin emeğe ve, emek örgütlenmesine bakışı açısından ibret vericidir ve bir kırılma noktasıdır. Artık 1 Mayıs öncesi AKP ile 1 Mayıs ve sonrası AKP söz konusudur. 1 Mayıs’ı Taksim’de barış içinde kutlamanın önündeki engel işçiler ve onların sendikaları değil, AKP hükümeti ile Başbakan’ın zihniyetidir. Başta DİSK olmak üzere sendikaların olumlu, sağduyulu ve sorumlu yaklaşımları çerçevesinde hükümet de aynı anlayış ve yaklaşımı göstermiş olsaydı, dün yaşanan utanç manzaraları yaşanmazdı. Hükümet 1 Mayıs kutlamasını engellemek için aldığı önlemleri, 1 Mayıs kutlamalarının Taksim’de yapılması için alsaydı ne kadınlar dövülür yerlerde sürüklenir ne biber gazıyla gazeteciler dahil olmak üzere işçiler, memurlar, hatta Etfal Hastanesi’nde yatanlar zehirlenir ne de hayat İstanbulluya zehir edilirdi. Hükümetin, korku yaratarak, sindirerek ve emek örgütleriyle emekçilere zulüm derecesinde şiddet uygulatarak elde ettiği sonucun, AKP’nin de Başbakan’ın da gerçek yüzünü ortaya çıkarmıştır.”

Baykal, başta Başbakan Erdoğan olmak üzere hükümet üyelerini, yaşananlar karşısında sorumsuz ve umursamaz tavırlar takındıkları gerekçesiyle şiddetle kınadığını ifade ederek, dün yaşananların hesabının sorulacağını kaydetti.

OKAY: İÇİŞLERİ BAKANI İSTİFA ETMELİ
Meclis’te “Sahte Demokrat AKP ve 1 Mayıs 2008” konulu basın toplantısı düzenleyen CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay ise “1 Mayıs 2008, örtülü faşizmin, açık faşizme dönüştüğü gündür” diyerek, “Başkumandan Tayyip Erdoğan, Taksim fatihi, başbakandır. Çünkü kendi halkına karşı kendi ülkesinin meydanlarını kapatan bir siyasi lider olarak tarihe geçecektir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün açıklamalarını da eleştiren Okay, “İstanbul’da olumsuz bir durum yaşanmadı” diyen İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ile “Olayları tırmandıran, tetikçi” diye nitelendirdiği İstanbul Valisi Muammer Güler’in derhal görevden alınmalarını istedi.

Okay, “Ama hepsinden öte İçişleri Bakanı, hemen bugün istifa etmelidir” dedi.

Okay, bir soru üzerine, İçişleri Bakanı Beşir Atalay hakkında gensoru verebileceklerini, bu konuyu grup yönetimin değerlendireceğini söyledi.

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

TTB Başkanı Gençay Gürsoy gözaltında

Mayıs 3, 2008 at 7:20 am (Güncel)

Türk Tabipleri Birliği Genel Başkanı Prof. Dr. Gençay Gürsoy, Ankara’da gözaltına alındı.

ANKARA – Ankara Tabip Odası’nın genel kurul toplantısı için Ankara’da bulunan Türk Tabipleri Birliği Genel Başkanı Prof. Dr. Gençay Gürsoy, sabah erken saatlerde kaldığı otele gelen emniyet güçleri tarafından Ankara Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.

Gençay Gürsoy’un gözaltına alınmasından sonra, TTB avukatları ve yöneticileri de emniyet müdürlüğüne geldiler.

Prof. Dr. Gürsoy’un 2004 yılında “Basın Kanunu’na mahelefet” suçundan hakkında arama emri bulunduğu belirtildi.

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Gazetecinin kolunu kıran cop kamerada

Mayıs 3, 2008 at 7:16 am (Güncel)

İstanbul’daki 1 Mayıs gösterileri sırasında Cumhuriyet Gazetesi’nde çalışan iki muhabire müdahale eden polislerin görüntüsü gazetenin güvenlik kameralarına yansıdı. Ali Deniz Uslu’ya yapılan saldırı kamera kayıtlarında anı anına açıkça görülebiliyor.

DİĞER HABERLER
GÜNCEL – EN ÇOK OKUNAN HABERLER
NTV
Güncelleme: 20:08 TSİ 02 Mayıs 2008 Cuma

NTV – Gazeteci Ali Deniz Uslu, polis ablukası altındaki sokakta olaylar sırasında Cumhuriyet Gazetesi’nin kapısında duruyordu. Kısa bir süre sonra kapı önünden ayrılıp sokağın köşesine doğru ilerledi. Ardından hızlanarak caddeye doğru döndü. Ancak hemen sonra kalabalık bir grup caddeden sokağa koşturarak cumhuriyet binasına sığınmaya çalıştı.

Gazeteye sığınmak isteyen grubun arkasında ise coplarla onları kovalayan polisler vardı. Gazeteci Ali Deniz Uslu, üzerine doğru gelen polislere “gazeteci” olduğunu söyledi ancak polisler dinlemedi.

Görüntülerde kaçan grubun sonlarına doğru polisin kovaladığı kişiler arasında gazeteci Ali Deniz Uslu da görülüyor. Polis, sert müdahaleler ve cop darbeleriyle grubu gazetenin içine hapsediyor. Polisin müdahalesinde en son darbeyi yiyen de yine gazeteci Ali Deniz Uslu oldu. Uslu, gazetenin kapısından girerken polisin cop darbesi koluna geliyor. Gazete görevlileri kapıları zorlukla kapatıyor.

Çıkan dumanlardan o sırada bahçeye gaz bombası atıldığı da anlaşılıyor.

Ali Deniz Uslu, olayı “Herhalde saçım da uzun diye, polisler beni tartaklamaya başladı. ‘Burada çalışıyorum’ dedim, dinlemedi. O sırada güvenlik devreye girdi, kolum kırık, platin takacaklar” sözleriyle anlattı.

Müdahale sırasında kolunda parçalı kırıklar oluşan Ali Deniz Uslu ameliyata alındı, durumu iyiye giden Uslu’nun iki gün içinde taburcu olması bekleniyor.

Gazete yetkilileri ise olayla ilgili İstanbul Emniyet Müdürlüğü hakkında suç duyurusunda bulundu.

1 Mayıs’ta gazetecileri hedef alan saldırılar Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’ndeki basın özgürlüğü toplantısında da kınandı. Toplantıya katılan gazeteciler, polisin tavrını eleştirdi.

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın